YouTube yasağı kalktıgvzsesli, sesli chat, sesli sohbet, sesli chat siteleri, kamerali sohbet, kamerali chat">

Bedava Sohbet

YouTube yasağı kalktı

31 Ekim 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Şaka değil gerçek YouTube yasağı kalktı
YouTube yasağı kalktı
Ve sonunda YouTube yasağı resmen kalktı: İşte 2.5 yıl sonunda gelen resmi karar…

Bu okuyacağınız cümle şaka değil, gerçeğin ta kendisi: 2.5 yıldır Türk internet kullanıcıları için yasaklı olan YouTube artık serbest! Mahkeme tarafından kapatılan internet sitesi YouTube sonunda açıldı. Kapatma kararını veren mahkeme YouTube yasağını kaldırdı.

Hatırlanacağı gibi YouTube, yaklaşık 2.5 senedir yasaklıydı. Bu zaman zarfında yaşananlar ise bazen bir komediye dönüştü. Başbakan Erdoğan “ben giriyorum, siz de girin” dedi, Ulaştırma bakanı Yıldırım YouTube’a sürekli meydan okudu, Türkiye, yasaklı YouTube’a en çok giren ülkeler arasında yer aldı. Ama bu garip süreç sonunda normale dönüyor. En azından bir sonraki yasaklamaya kadar…

Aslında bu yasağın kalkmak üzere olduğu dünden belliydi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ilköğretim ve liseler arası kompozisyon, şiir, resim ve fotoğraf dallarında düzenlenen “Denizin Sesi” yarışmasının ödül töreninde ilk ipuçlarını vermişti.
Bakan Yıldırım, ödül töreni çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlamıştı. Bir gazetecinin “Geçtiğimiz günlerde bir şirketin, Youtube’un yasaklanmasına neden olan içerikleri kaldırdığı ve bu yüzden artık yasaklanmaya neden olacak bir durumun olmadığını söylediler.Bakanlığın bilgisi dahilinde bu sürecin gerçekleştirildiği belirtildi. Siz neler söylecek siniz?” sorusu üzerine Yıldırım, bahsedilen konunun bilgileri dahilinde geliştiğini söylemişti.

Yıldırım, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve bu nedenle herkesin hukuka saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetmişti: “Nihayet bu paylaşım sitesinin yöneticileri de bu yönde hareket etmeye karar verdiler. Hukukun izlenmesinden başka hiçbir yolun geçerli olmadığını gördüler zannediyorum. Bundan sonraki aşama, yargı kararı yerine getirildiğine göre, mahkemeye müracaat edip tamamen bu filtrelemenin ortadan kaldırılması aşamasıdır. Gördüğünüz gibi herkes yasalara uyunca hiçbir sorun çıkmıyor.”

Not: Yasağın kalkması, herkesin anında YouTube ’a erişebileceği anlamına gelmiyor. Gerekli düzenlemeler için kısa bir süre daha sabretmeniz gerekebilir…

fatih terim geri geliyor galatasaraya

20 Ekim 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

fatih terim geri geliyor galatasaraya

fatih terim geri geliyor galatasaraya
Galatasaray eski teknik direktörlerden Fatih Terim’e resmi teklifte bulundu.
Galatasaray’da sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Hikmet Karaman, Hakan Şükür, Hagi isimleri geçerken sarı-kırmızılı yönetim Fatih Terim’de karar kıldı.

Tecrübeli teknik adam ile biraraya gelen sarı-kırmızılılar resmi tekliflerini iletti. Ancak tecrübeli çalıştırıcı şu an takımın başında Frank Rijkaard yer aldığı için bu öneriyi görüşmenin doğru olmayacağını söyledi.

Bu gelişme üzerine sabah saatlerinde Hollandalı teknik adam ile yolların ayrıldığını resmen açıklamayı planlayan Galatasaray yönetimi, Fatih Terim’in kapısını bir kez daha çalacak.

Yapılacak bu son toplantının ardından anlaşma kararının çıkması bekleniyor. Tarafların el sıkışması halinde Galatasaray’da resmen 3. ncü Fatih Terim dönemi de başlamış olacak.

Deneyimli teknik adam ilk döneminde, 1996-2000 yılları arasında Galatasaray’ı çalıştırdı. 4 lig, 2 Türkiye Kupası ve 1 UEFA Kupası şampiyonluğu kazandı. 2000 yılında Galatasaray, UEFA Kupası’nı kazanan ilk ve tek Türk takımı oldu. İtalya macerasının ardından 2002-2004 yılları arasında Galatasaray’a geri dönen Terim, 2004 yılında ligde ve Avrupa Kupaları’ndaki başarısız sonuçların üzerine sarı-kırmızılı kulüpten ayrılmıştı

adanali dizi izle

14 Ağustos 2010 Yazan admin  
Kategori Diziizle, Genel, Haberler, Magazin

Adanalı dizi izle


İstanbul’da suç almış başını yürümüş; kapkaç, soygun, kaçakçılık, dolandırıcılık gibi adi suçlar günlük hayatın bir parçası olmuştur. Giderek bir “suç şehri” haline dönüşen İstanbul’u kurtarmak için, “ Adanalı ” yı, yani Organize Suçlar şubesi başkomiserlerinden Yavuz’u(Oktay Kaynarca), İstanbul’a geri çağırmaktan başka çare kalmamıştır.

Maraz Ali(Mehmet Akif Alakurt) , İstanbul’un en büyük suç çetesinin lideridir. Dışardan bakıldığında, İstanbul Ulus’ da, aynı anda beş altı araba yıkanabilen, üstü açık bir araba yıkama yerinin sahibi gibi görünen Maraz Ali, gerçekte, özel yetiştirdiği elemanlarıyla şehirde dönen her türlü hırsızlık, kapkaç ve soygun olayının yüzde seksenini gerçekleştirmektedir. Bugüne kadar hiç kimse Maraz Ali’yi içeri tıkabilecek tek bir ipucu, delil veya suçüstü yakalayamamıştır.

Adanalı’nın kontrol edilmesi imkansız bir polis olduğunu bilen İstanbul Emniyet Müdürü, teşkilatın en parlak üyelerinden olan İdil’i( Selin Demiratar), Adanalı’nın üzerine müdür tayin eder. Akademiden birincilikle mezun olmuş, en az üç dört yabancı dil bilen, yasalara ve kurallara saygılı İdil, yeniliklere açık, batılı düşünen bir kadındır. Başka bir deyişle Adanalı’nın tam zıttı bir karaktere sahiptir.

Adanalı’nın geri dönüşü ile sadece şehrin dört bir yanına korku salan azılı suçlular değil, tüm İstanbul Emniyet Teşkilatı da tedirgin olacaktır. Herkes, bu hiç emir ve söz dinlemeyen, asi, çabuk öfkelenen, girdiği her mekanı yerler bir etmeden çıkmayan Adanalı, suçluların peşinden koşarken; Adanalı’nın amir ve müdürleri de onun peşinden koşmak zorunda kalacaklardır.

Aslında “kanun adamı” Adanalı ile “suç adamı” Maraz Ali, aynı mahallede büyümüş, iki kan kardeşidirler ve ikisinin de İdil’e olan ilgisi ilişkilerinin başka boyutlara taşınmasına neden olacaktır.

adanali dizi izlemek icin tikla

Hz. Ali nin son vasiyeti

13 Ağustos 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Hz. Ali nin son vasiyeti

 

Hz. Ali’nin ölüm döşeğindeki son vasiyeti

 

Hz. Ali ölüm döşeğinde yatarken yanı başında ağlayan oğlu Hz. Hasan’a “Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum” dedi. İşte o tavsiyeler…

Mü’min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten, aranızdaki ilişkileri koparıp ayrılıklara düşmekten sakının. Günah ve düşmanlık üzere değil, iyilik ve takva üzere yardımlaşın. Allah’a karşı gelmekten sakının.

Hz. Ali’nin vasiyetine kulak verelim
Hz. Ali, hain bir el tarafından yaralandığında oğlu Hz. Hasan ağlayarak yanına girer. Hz. Ali: “Seni ağlatan nedir oğlum?” der. “Nasıl ağlamayayım, sen vefat etmek üzeresin.” der. Hz. Ali: “Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum” der ve sözlerine şöyle devam eder:

AHMAKLA ARKADAŞ OLMAKTAN SAKININ
“Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir. En büyük fakirlik de ahmaklıktır. En büyük yalnızlık kendini beğenmektir. En büyük şeref güzel ahlaktır.” Hz. Hasan, “Babacığım bu dört tanesi. Bana diğer dördünü öğret.” dediğinde ise Hz. Ali şöyle buyurur: “Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Sana faydalı olmak isterken zararı dokunur. Yalancı ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en çok ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fasıkla, kötü kimse ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz bir şeye seni satar.”

Hz. Ali, oğulları Hasan ve Hüseyin’e, özetle takvalı olmalarını, namaz kılmalarını, zekat vermelerini, öfkelerini yutmalarını, dost ve akrabalarına ziyarette bulunmalarını, affedici olmalarını, Kur’an’a bağlı yaşamalarını, komşularıyla iyi geçinmelerini, kardeşleri Muhammed b. Hanefiye’ye iyi davranmalarını vasiyet eder.

ALLAH’IN İPİNE SARILIN, DAĞILMAYIN!
Hz. Ali evlatlarına şu vasiyette bulunur: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu, Ebu Talib oğlu Ali’nin vasiyetidir ki, o, Allah’tan başka ilah bulunmadığına, O’nun ortaksız olduğuna, Muhammed’in de O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet eder. Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah’tır. Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur.

Böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Ey Hasan, ey bütün oğullarım ve ey bu yazımın kendisine ulaştığı herkes; Allah’a karşı takvalı olmanızı, ancak Müslüman olarak ölmenizi size vasiyet ediyorum. Hepiniz topluca Allah’ın ipine sarılın, dağılmayın.

Akrabalarınıza bakın. Namazınızı kılın ki, Allah hesabınızı kolaylaştırsın. Yetimlere haksızlık etmekten sakının. Onları dinlemezlik etmeyin. Onlara haksızlık edilmesin. Komşularınıza haksızlık etmeyin. Çünkü onlar, peygamberinizin size emanetidir. Onlar hakkında o kadar vasiyette bulundu ki, biz onları bize mirasçı kılacağını sanmıştık. Kur’an’ın emirleri dışına çıkmayın. Sizden başkaları sizden önce Kur’an’la amel etmesin. Önce siz amel edin.

NAMAZINIZA DİKKAT EDİN!
Namazınıza dikkat edin. Çünkü o, dininizin direğidir. Rabbinizin Beyt’inden uzak durmayın. Issız kalmasın. Hayatta bulunduğunuz sürece onu ziyaret edin. Eğer onu metruk bırakırsanız, size rahmet nazarıyla bakılmaz. Ramazan ayına dikkat edin. Çünkü o ayda tutulan oruç, Cehennem ateşine karşı bir kalkandır. Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad etmeye bakın. Zekat ödememezlik yapmayın. Çünkü zekat, Rabbin öfkesini söndürür. Peygamberinizin ashabını da kollayın. Çünkü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), onlara iyilik yapılmasını vasiyet etmiştir. Yoksullara ve düşkünlere yardımcı olun, onları geçiminize ortak edin.

Mü’min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten, aranızdaki ilişkileri koparıp ayrılıklara düşmekten sakının. İyilik ve takva üzere yardımlaşın. Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah, azabı şiddetli olandır. Allah, sizi ehl-i beytin şikayetinden muhafaza etsin. Peygamberiniz, onları sizin üzerinize bekçi kılmıştır. Sizi Allah’a emanet ediyor, size selam söylüyorum. Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.”

Hz. Ali’nin bu vasiyeti bizim için bir yol haritasıdır. Ne mutlu bu yol haritasına uyup istikametten ayrılmayanlara.

Anlayanlar için bir fıkra

09 Ağustos 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Anlayanlar için bir fıkra

 

Zülfü Livaneli’den anlayanlar için bir  fıkrası

Bir Türk bir Kürt bir de Ermeni..

Vatan gazetesinde köşe yazıları yazan Zülfü Livaneli, bugünkü köşesinde gündemi ele alan bir fıkraya yer verdi..

Son yılların en sıcak yazını geçiren, cehennem sıcaklarıyla ve yüksek nemle boğuşan Türkiye bir yandan da siyasi kavgaların hararetini hissediyor. Kutuplaşma öyle bir noktaya gelmiş ki, birçok kişinin gözünü kan bürümüş. Ne yazık ki Türkiye bölge bölge, şehir şehir, mahalle mahalle üç kutba ayrılıyor. Geçen gün yazdığım birleştirici ve bir okurumun deyimiyle “şefkatli yazı”ya, bazı kesimlerden öyle tepkiler geldi ki şaşarsınız. Tepki bana değil, bu ülkenin bazı yurttaşlarının başka bazı yurttaşlarına yönelikti. Asarız, keseriz, vururuz tonunda mesajlar. İşin garibi iki taraf da aynı üslubu kullanıyor. Ben bu kişilere çadırın orta direği yıkılırsa hep birlikte altında kalacağımızı bir kez daha hatırlatıyor, “Allah akıl fikir versin” diyor ve bu pazar köşemi bir fıkraya ayırıyorum.

BİRİ TÜRK, BİRİ KÜRT, BİRİ ERMENİ


Üç arkadaş bir yaz günü gezmeye çıkmışlar. Üç kişiden biri Türk, biri Kürt, diğeri de Ermeni. Ermeni olan aynı zamanda papaz… Hava da çok sıcak… Bir süre sonra hararet basıyor, susuyorlar. Etrafta su falan yok ama bağların olgun zamanı. “İki salkım üzüm yiyelim” diyerek bir bağa giriyorlar. Bağın sahibi orada uyuyor ama bizimkiler onu fark edemiyorlar. “Daha sonra sahibini bulur kaç paraysa veririz” diyerek üzüm yemeye başlıyorlar.

Bu sırada bağın sahibi uyanıyor. Bakıyor ki üç kişi üzümünü yiyor. Fena bozuluyor ama üç kişiyle başa çıkamayacağını düşünerek, kıyafetinden Ermeni papaz olduğu anlaşılana dönüyor:

“Bak bu adam Türk, yesin malımı. Benim kanımdandır. Helali hoş olsun. Bu da Kürt’tür ama din kardeşimdir. Sen niye yiyorsun benim üzümümü?” diye soruyor. Bu laf, üzerlerine sorumluluk yüklenmeyen Türk ve Kürt’ün hoşuna gidiyor.

Adam, papazı bir güzel dövüyor, kıpırdayacak hal bırakmayarak yere uzatıyor. Bağ sahibi biraz sonra Kürt’e dönüyor.
“Müslümansın da niye sahipsiz bağa giriyorsun. Bu adam benim kanımdan yediyse afiyet olsun, çünkü o Türk’tür. Kardeşimdir” diyerek bir güzel onu da dövüp yere uzatıyor.

BİZ PAPAZI DÖVDÜRMEYECEKTİK
Türk ucuz kurtulduğuna seviniyorken adam bu sefer ona dönüyor: “Tamam, anladık Türk’sün, aynı kandanız, aynı dindeniz ama sahibi olmadan başkasının bağına girilir mi ulan?” diyerek Türk’e de vurmaya başlıyor. Türk yumrukla yere yuvarlanınca Kürt’e dönüyor ve şöyle fısıldıyor
Biz papazı dövdürmeyecektik.

bu fikraya yorum yazmak istermsiniz

 



  • Anasayfa
  • www.gvzsesli.com, sesli sohbet, sesli chat
    © Copyright 2009 Tasarim seslisehir - sesli sohbet sesli sohbet sesli sohbet sesli chat sesli sohbet sesli chat sesli chat sesli sohbet sesli chat sesli sohbet seslidunya seslichat